Bir çalışanınız gebe olduğunu bildirdiğinde iş sağlığı ve güvenliği açısından ayrı bir süreç başlar. Bu süreç yalnız doğum iznini hesaplamaktan ibaret değildir; çalışanın yaptığı işin gebelik ve emzirme dönemine uygun olup olmadığının değerlendirilmesini de içerir.
Konunun temel dayanağı, kısaca Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartları Yönetmeliği olarak bilinen düzenlemedir. Aşağıda işverenin izleyeceği yolu adım adım anlatıyoruz. Çalışanın sağlık durumuna ilişkin kararlar ise her zaman hekimine aittir.
Süreç çalışanın bildirimiyle başlar
Yönetmelik, çalışanın gebelik ya da emzirmeye başlama durumunu işverene bildirmesini esas alır. İşverenin yükümlülükleri bu bildirimle birlikte işlemeye başlar. Bu nedenle çalışanların kime, nasıl bildirim yapacağını önceden bilmesi gerekir.
Bildirim bir sağlık bilgisidir ve özel nitelikli kişisel veri sayılır. Yalnız bilmesi gereken kişilerle paylaşılmalı, kayıtlar buna göre saklanmalıdır. Bildirim alındığında işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı gecikmeden bilgilendirilmelidir.
Risk değerlendirmesinde nelere bakılır
İşveren, gebe ya da emziren çalışanın yaptığı işi ve çalıştığı ortamı bu gözle yeniden değerlendirmek zorundadır. Genel risk değerlendirmesi yeterli olmaz; değerlendirme o çalışanın görevine ve çalışma yerine göre yapılır. Bakılan başlıca konular şunlardır:
- Kimyasal etkenler: çözücüler, boyalar, tarım ilaçları, bazı metaller ve benzeri maddelerle temas.
- Fiziksel etkenler: gürültü, titreşim, aşırı sıcak ya da soğuk, radyasyon.
- Biyolojik etkenler: özellikle sağlık, laboratuvar, temizlik ve hayvancılık işlerinde bulaşıcı etkenler.
- Bedensel zorlanma: yük kaldırma ve taşıma, uzun süre ayakta durma, eğilerek ya da uzanarak çalışma.
- Çalışma düzeni: vardiya, uzun mesai, mola ve dinlenme olanakları, yalnız çalışma.
- Düşme, çarpma ve sıkışma tehlikesi olan işler ile psikolojik yük ve şiddet riski.
Çalışma koşulları nasıl uyarlanır
Değerlendirme bir risk ortaya koyuyorsa yönetmelik işverene bir sıra gösterir. Önce çalışma koşulları ya da çalışma saatleri riski ortadan kaldıracak biçimde değiştirilir. Örneğin yük taşıma görevden çıkarılır, oturarak çalışma olanağı sağlanır, ek dinlenme araları verilir.
Bu mümkün değilse çalışan, sağlığına uygun başka bir işe geçirilir. Bu geçiş nedeniyle çalışanın ücretinde indirim yapılmaz. Başka işe geçirme de mümkün olmuyorsa mevzuat izin seçeneklerini düzenler; bu aşamada kararın işyeri hekimi ve insan kaynakları ile birlikte, yazılı olarak verilmesini öneririz.
Hangi işin çalışan için uygun olduğuna işveren tek başına karar vermemelidir. Çalışanı izleyen hekimin raporu ve işyeri hekiminin görüşü esas alınır.
Çalışma süresi, gece çalışması ve izinler
Mevzuat bu dönemde çalışma süresine ve izinlere ilişkin açık kurallar koyar. Öne çıkanlar şunlardır:
- Gebe ve emziren çalışanlar günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.
- Gebeliğin sağlık raporuyla belirlenmesinden doğuma kadar çalışan gece çalışmasına zorlanamaz; doğumu izleyen bir yıl boyunca gece çalıştırılamaz.
- Gebelik süresince periyodik kontroller için çalışana ücretli izin verilir.
- 4857 sayılı İş Kanunu'na göre analık izni kural olarak doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere on altı haftadır; çoğul gebelikte ve hekim onayıyla çalışmaya devam edilen durumlarda süreler değişir.
- Bir yaşından küçük çocuğunu emziren çalışana günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir; bu sürenin hangi saatlerde ve kaça bölünerek kullanılacağını çalışan belirler.
Emzirme odası ve bakım yurdu
Yönetmelik, kadın çalışan sayısı belirli eşikleri aşan işyerlerinde emzirme odası ve çocuk bakım yurdu kurulmasını ya da bu hizmetin dışarıdan sağlanmasını öngörür. Eşikler ve bu yerlerin taşıması gereken koşullar yönetmelikte ayrıntılı biçimde yer alır. İşyerinizin bu kapsama girip girmediğini çalışan sayınıza göre birlikte değerlendiririz.
Yükümlülük doğmasa bile emziren çalışanın süt sağabileceği temiz, kapısı kapanan, mahremiyeti koruyan bir alan ayırmak hem çalışanın sağlığına hem işe dönüşün kolaylaşmasına katkı sağlar.
İşveren için kısa kontrol listesi
Süreci kişilere değil yazılı bir yönteme bağlamak, hem çalışanı hem işvereni korur.
- Bildirimin kime ve nasıl yapılacağını yazılı hale getirin, çalışanlara duyurun.
- Bildirim gelince işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanını bilgilendirin.
- Çalışanın görevine özel risk değerlendirmesini yaptırın, sonucunu çalışanla paylaşın.
- Yapılan değişiklikleri, görev yeri değişikliğini ve izinleri kayda geçirin.
- İşe dönüşte ve emzirme döneminde değerlendirmeyi yenileyin.
Yasal dayanak
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu; 4857 sayılı İş Kanunu; Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik; İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği.
Sık sorulanlar
Çalışan gebeliğini bildirmezse sorumluluğumuz olur mu?
Yönetmelikteki özel yükümlülükler bildirimle başlar. Yine de genel risk değerlendirmenizde gebe ve emziren çalışanlar özel politika gerektiren grup olarak ele alınmalı, çalışanlar bildirim yolu konusunda önceden bilgilendirilmelidir.
Gebe çalışanı kendi kararımızla başka göreve alabilir miyiz?
Görev değişikliği risk değerlendirmesine ve hekim görüşüne dayanmalıdır. Gerekçesiz ya da çalışanın aleyhine sonuç doğuran bir değişiklik hukuki sorun yaratabilir; kararı işyeri hekiminizle birlikte ve yazılı olarak verin.
Ofiste çalışan gebe personel için de değerlendirme gerekir mi?
Evet. Ofis işinde de uzun süre oturma, dinlenme olanağı, çalışma saatleri ve yoğun iş yükü gibi konular değerlendirilir. Çoğu durumda küçük düzenlemeler yeterli olur.
Süt iznini toplu kullandırabilir miyiz?
Kanun, süt izninin hangi saatlerde ve kaça bölünerek kullanılacağını çalışanın belirleyeceğini söyler. Toplu kullanım gibi uygulamalar hukuki değerlendirme gerektirir; bu konuda hukuk danışmanınıza başvurmanızı öneririz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; işyerinize özgü değerlendirme için iş güvenliği uzmanınıza ve işyeri hekiminize danışın.